Beyin Anevrizması
Serebrovasküler Cerrahi Son güncelleme:
Beyin anevrizması, beyni besleyen bir atardamarın duvarındaki zayıf noktanın zamanla balon gibi dışa doğru genişlemesidir. Anevrizmaların çoğu damarların dallanma noktalarında, beynin tabanında yer alır ve uzun yıllar hiçbir belirti vermeden kalabilir. Anevrizma saptanması, mutlaka kanama olacağı ya da hemen ameliyat gerektiği anlamına gelmez. Bu sayfa, anevrizma tanısı almış hastalar ve yakınları için karar sürecini anlatır.
Nasıl fark edilir
Anevrizmaların büyük bölümü başka bir nedenle çekilen MR veya tomografide rastlantıyla bulunur. Daha az sıklıkla göz kapağında düşme ya da çift görme gibi bası belirtileriyle ortaya çıkar. Baş ağrısı nedeniyle yapılan incelemede anevrizma bulunması, ağrının anevrizmadan kaynaklandığını göstermez. En ciddi tablo anevrizmanın yırtılmasıdır: aniden başlayan ve kısa sürede çok şiddetlenen baş ağrısı, kusma, ense sertliği, bayılma ya da yeni nörolojik belirtiler görüldüğünde poliklinik randevusu beklenmeden 112 aranmalıdır.
Hangi tetkikler yapılır
Anevrizma şüphesinde ilk adım genellikle BT anjiyografi ya da MR anjiyografidir. Tedavi kararı verilecekse tanısal serebral anjiyografi (DSA) gerekir; kasık damarından girilen ince bir kateterle beyin damarlarına kontrast madde verilerek anevrizmanın boynu, şekli ve komşu damarlarla ilişkisi net biçimde görülür. Bu tetkiki hastalarımda kendim uyguluyor ve yorumluyorum. DSA’nın gerekip gerekmediğini mevcut görüntülerin yeterliliğine göre belirliyorum; her kanamamış anevrizmada zorunlu değildir.
Her anevrizma tedavi edilmez
Yırtılmamış anevrizmada temel soru, tedavinin riskinin anevrizmanın yıllık kanama riskinden düşük olup olmadığıdır. Bu karşılaştırmada şunlara bakarım:
- Boyut ve şekil: büyük, düzensiz ve üzerinde ikinci bir kesecik olan anevrizmalar daha yakından değerlendirilir.
- Yerleşim: arka dolaşımdaki anevrizmaların kanama riski ön dolaşımdakilerden farklıdır.
- Hastaya ait etkenler: yaş, tansiyon, sigara, ailede anevrizma öyküsü ve daha önce geçirilmiş kanama.
- Zaman içindeki değişim: kontrol görüntülemede büyüme, kararı öne alan en önemli bulgudur.
Tek bir çap ölçüsü bütün hastalar için yeterli karar ölçütü değildir; risk değerlendirmeleri geleceği kesin olarak söylemez, eldeki bilgilerle karar vermeye yardımcı olur. Değerlendirmenin sonunda üç yoldan biri seçilir: belirli aralıklarla görüntülemeyle izlem, mikrocerrahi klipleme veya endovasküler tedavi. Kanamış anevrizmada ise yeniden kanamayı önlemeye yönelik tedavi, acil hastane değerlendirmesi içinde planlanır.
Klipleme ve endovasküler tedavi
Mikrocerrahi klipleme, kafatasında açılan bir pencereden mikroskop altında anevrizmaya ulaşıp boynuna titanyum bir klip yerleştirerek onu dolaşımdan ayırmaktır. Endovasküler tedavide ise kasıktan girilen kateterle anevrizmanın içine sarmal teller yerleştirilir ya da damara akım yönlendirici stent konur. İki yöntemin de üstün olduğu anevrizmalar vardır; boyun genişliği, komşu dallar, hastanın yaşı ve anevrizmanın yerleşimi hangisinin seçileceğini belirler. Her iki seçeneğin gerekçesini görüşmede görüntüler üzerinde anlatıyorum; hastanın soruları ve tercihleri kararın parçasıdır.
Ameliyat öncesi planlama
Klipleme planlanan hastalarda BT anjiyografi ve DSA verisinden hastaya özgü üç boyutlu model üretiyorum. Kraniotominin yeri, mikroskop altında karşılaşılacak damar dizilimi ve klibin açısı ameliyattan önce bu model üzerinde değerlendirilir. Modelin ayrıntı düzeyi kaynak görüntülerin kalitesine bağlıdır; küçük damarların tamamını göstermeyebilir.
Ameliyat ve iyileşme
Klipleme genel anestezi altında yapılır; kesi çoğunlukla saç çizgisinin arkasındadır ve sonradan saçla örtülür. Ameliyat sırasında klibin damarı daraltmadığı ve anevrizmayı kapattığı, olguya göre indosiyanin yeşili anjiyografi ile kontrol edilir. İlk gece yoğun bakımda geçer; sonraki günlerde nörolojik muayene düzenli olarak yinelenir. Hastanede kalış süresi ve günlük yaşama dönüş, anevrizmanın yırtılmış olup olmamasına ve hastanın genel durumuna göre değişir; beklenen süreyi görüşmede hastanın kendi durumuna göre anlatıyorum. Ameliyat sonrasında baş ağrısı, yorgunluk ve dikkat toplamada geçici güçlük sık görülür ve zamanla azalır.
Tedavi sonrası izlem
Klipleme sonrasında anevrizmanın tamamen kapandığı ameliyat sırasında ve sonrasında anjiyografiyle doğrulanır. Endovasküler tedavi sonrasında ise belirli aralıklarla kontrol görüntüleme gerekir; sarmalların sıkışması ya da anevrizmanın yeniden dolması bu kontrollerde fark edilir. İzlenen anevrizmalarda kontrol sıklığı anevrizmanın özelliklerine göre belirlenir ve her kontrolde karar yeniden gözden geçirilir.
Görüşmede sorabileceğiniz sorular
- Anevrizmamın boyutu, yeri ve şekli nedir?
- Benim durumumda izlem, klipleme ve endovasküler tedavinin her birinin gerekçesi nedir?
- Tedavi edilmezse kontrol görüntüleme hangi sıklıkla yapılacak?
- Tansiyon kontrolü ve sigara gibi kendi değiştirebileceğim etkenler nelerdir?